-

-
- Mezunlar Birliğimizin bu ayki konuğu, Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi Reklamcılık ve Halkla İlişkiler Bölümü mezunlarımızdan Kubilay Devrim Dikkaya.
-
Kubilay Devrim Dikkaya, Dokuz Eylül Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümü’nden mezun olduktan sonra Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi’nde öğrenim görmeye başlamış. Anadolu Üniversitesi’nden 2003 yılında mezun olan Kubilay Devrim Dikkaya, mezun olduktan sonra üç yıl Eskişehir ve Bilecik Final Dergisi Dershaneleri Eğitim Kurumları’nın reklam halkla ilişkiler koordinatörü olarak görev yapmış. Şu anda İzmir’de bir yayınevinde marka yöneticisi olarak çalışıyor. Kubilay Devrim Dikkaya ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.
-
-
1. Anadolu Üniversitesi’nde aldığınız eğitim size iş hayatınızda ne gibi katkılar sağlıyor?
Ben Anadolu Üniversitesi’nde okuduğum dönemde iki kulübün yöneticiliğini yaptım. Üç yıl İletişim Kulübü’nde çalıştım sonra da Caz Kulübü’nün başkanlığını yürüttüm. Öğrenci arkadaşlarla beraber iki kulüpte de devamlı organizasyon yönettik. İletişim Kulübü’ndeyken kısa film festivalini gerçekleştirdik, Caz Kulübü’nde çalıştığım dönemde de Amatör Caz Müzisyenleri Festivali’ni başlattık. Bunlar ciddi organizasyonlardı ve çok ciddi sorumluluklar gerektiriyordu. Anadolu Üniversitesi bize her türlü desteği vermesinin yanı sıra serbest çalışma ortamı da sağlıyordu. O ortamlarda yaratıcı fikirlerimizi geliştiriyorduk, karşılaştırmalı sorunları çözüyorduk. Bunların iş hayatında çok pozitif etkisi oluyor. İş hayatında sorumluluk almaktan kaçmamak ve devamlı fikir üretmek gerekiyor. Bu özellikleri de üniversitede kazandım.
2. Üniversite kulüpleri sizin gelişiminize ne gibi katkılar sağladı?
Anadolu Üniversitesi’ne ilk gelişimde broşürlerde kulüplerin tanıtımını görünce çok sevindim ve bu üniversitenin farkını gördüm. Üniversitedeki ilk yılımda Radyo A’da caz programı hazırladım, sonra kulüp faaliyetlerimiz başladı. Bir şey yapmak istiyorsanız üniversite kulüplerinin iş hayatı için büyük katkısı oluyor.
3. Mezun olduktan sonra Anadolu Üniversitesi ile bağınızı koparmamanızın temel nedeni nedir?
Bu, öncelikle Amatör Caz müzisyenleri Festivali’ni çok sevmemizden ve devam etmesini çok istememizden kaynaklanıyor. Biz şu an dışarıdan desteklerimizi sunarken bizden sonra kulüp yöneticiliğine gelen arkadaşlarla beraber çalışıyoruz. Amatör Caz müzisyenleri Festivali, Türkiye’nin farklı illerinden grupların davet edilmesi nedeniyle ulusal bir festival. Bu festivale Erzurum’dan İstanbul’a kadar çok sayıda müzisyen, caz sever katılıyor. Biz bu kalitenin devamı için dışarıdan da olsa desteklerimizi sürdürüyoruz. Çünkü önemli olan bir işi başlatmaktır; ama devam ettirmek daha da önemlidir. Bunun için de bu işin içindeyiz.
4. Caz Müzisyenleri Festivali her yıl düzenleniyor ve bu alanda emek veren sanatçıları da bir araya getiren bir etkinlik. Bundan 7 yıl önce böyle bir etkinlik düzenlemeye sizi iten şey neydi?
O dönem Türkiye’de tüm caz müzisyenlerinin özellikle gençlerin çok fazla sayıda sahne bulamadığını gördük. Festivallere de fazla davet edilmiyorlardı o zaman. Biz de dedik ki, caz festivali yapalım; ama farklı bir iş olsun. Tabi ki profesyonelleri davet edip bir festival düzenlemek işin en kolayı ama önemli olan bir sorunu çözmek. Yani sahne bulamayan genç müzisyenlere sahne bulacakları bir atmosfer yaratmak. Festivalin ilk yılından itibaren İstanbul ve Ankara gibi sahne sıkıntısı çekmeyen illerden bile festivale katılım çok yoğun oldu. Ama bizim bir ayrıcalığımız da Anadolu’dan, hiçbir festivalin, kulübün olmadığı ortamlardan müzisyenlerin festivalimize gelmesiydi.
5. Amatör Caz Müzisyenleri Festivali’ne katılacak gruplara nasıl ulaşıyorsunuz?
Bu işin güzel tarafı onların bize ulaşıyor olması. Bu festivalde 7 yılda 50’yi aşkın grup çaldı; ama davet ettiğimiz grup sayısı 5’i geçmez. Festival ciddi müzik medyalarında yer alıyor ve festivale katılan grupların da hepsi bunun farkında. Türkiye’nin en önemli caz dergisinin her sayısında yer alıyoruz. Festivalin başladığı ilk yıllarda NTV ve TRT gibi ulusal kanallarda çıktık. NTV Açık Radyo gibi sanatın haber olarak yer aldığı bütün medya kuruluşlarında yer alıyoruz. Dolayısıyla insanlar, müzisyenler bizden haberdar oluyor. Böylelikle de onlar festivale başvuruyor. Festivalde biri açılış gecesinde çalan topluluk için olmak üzere toplam 7 konser kontenjanı var; ama her sene festivale başvuru sayısı 10- 12 arasında oluyor.
6. Okul hayatınız boyunca da caz müziğiyle sürekli iç içe oldunuz. Anadolu Üniversitesi size nasıl bir olanak sağladı size bu anlamda?
Bu üniversitenin etkinlikleri, festivalleri hiç bitmiyor. Ben öğrencilik hayatımda burada çok sayıda konser izledim. İstanbul ya da Ankara’ya gitmeden de burada yılda bir iki tane caz konseri dinliyordum. Zaten sanat açısından da burası öğrenciyi yeteri kadar tatmin ediyor.
7. Caz müziğinin içinde olan biri olarak Türkiye’de caz müziğin gelişimini nasıl görüyorsunuz?
Türkiye’nin çok gizli bir caz tarihi var. Türkiye’de caz, rock ve pop müziğe nazaran çok daha eskilerde başlıyor. Çok eskilerden beri caz toplulukları, müzisyenleri var. O dönemler biraz daha eğlence odaklı olsa da bunlar sanat değeri taşıyan topluluklar. Türkiye’de diğer Doğu ülkelerine nazaran Batı’ya örnek olabilecek kalitede sanatçılar ve caz ortamı var. Türkiye’de caz yapmak için çaba gösteren genç caz müzisyenleri artıyor. Yurtdışında eğitim almak isteyenler özellikle son yıllarda oldukça arttı. Caz, kendi başına internet ve metotlarla da öğrenilebilir, özel ders de alabilirsiniz; ama bir eğitim kurumundan eğitim almak istiyorsanız ancak yurtdışına gitmeniz gerekiyor. Bunun için de kişisel çaba gerekiyor. İzmir’den bu sene 3 – 4 müzisyen bu yıl Amerika’ya gitti, orada eğitim almaya başladılar. Bu müzisyenler, belki yurtdışında kalacaklar bir süre; ama Türkiye’ye geri dönecekler. Yani Türk caz müziğinin kalitesi gelecekte oldukça artacak.
Biz de mezunlar olarak Anadolu Üniversitesi Caz Kulübü’yle yapmış olduğumuz çalışmaları “Genç Cazcılar” adı altında yürütüyoruz. Festival dışında da caz müzisyenlerine bir takım hizmetler veriyoruz. Bunlar özellikle bilgiye ulaşmalarını kolaylaştırıcı hizmetler olabiliyor. Yurtdışında caz eğitimini veren kurumları onlara anlatıyoruz, imkânlarını tanıtıyoruz. Bir de festival dışında İzmir Caz Festivali, Ankara Caz Festivali gibi festivallerde sahne almaları için çaba gösteriyoruz ve danışmanlıklarını yapıyoruz. Ülkemizde gelecek vadeden müzisyenler var, bu sanatçıların desteklenmesi gerektiğini düşünüyorum.
8. Anadolu Üniversitesi’nde öğrenim gören arkadaşlarımıza neler söylemek istersiniz?
İş hayatlarındaki başarıları için öğrenci kulüplerinde görev almaları gerekiyor. Zaten kulüp hizmetleri dışında kendileri de üretebiliyorlar. Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fevzi Sürmeli, açılış konuşmasında kulüpler için yeni bir bina hazırlandığını söyledi. Daha önce de öğrenci kulüpleri için ayrılan bir bina vardı; fakat bu binanın eksiksiz donatıldığını öğrendim. Bu anlamda öğrenci arkadaşların çalışmaları daha da kolay olacaktır. Bu çalışmalar, hem iş hem de okul dönemindeki derslerini de etkileyecektir Ben her türlü fırsattan yararlanmalarını öneriyorum.
s
-
- Geçmiş Röportajlar
-
-
-